Devletsiz bir ulusun en sessiz kaybı, topraktan önce hukuki kişiliktir. Bir halk konuşabilir, örgütlenebilir, hatta kazanabilir; ama bir kira sözleşmesi imzalayamaz, avukat tutamaz, bağış kabul edemez ve bir mahkemede davacı olamaz. Bu eksik siyasi değil teknik görünür — ve tam da bu yüzden yıllarca tartışılmadan taşınır.
Uğruna çalıştığımız her şey — Avrupa Parlamentosu'na dilekçe, Birleşmiş Milletler'e gölge rapor, insanlara belge veren bir ofis, bağış kabul eden bir banka hesabı — tek bir şarta bağlıdır: orada duran bir hukuki kişi olmalıdır. Onsuz bir hareket zayıf bir hareket değildir; görünmez bir harekettir. Mevzuat açısından yoktur.
Bu belge şu soruyu cevaplar: o kişilik nedir, kaç tanedir, nerededir, ve neden öyledir.