Nexşerêya stratejîk
Diaspora ne üretir
Diaspora, Kürtlerin modern çağdaki dağıdır. Dağ savaş kazanmazdı; devlet geldiğinde gidilecek yerdi, ve ulusun bitmesini engellerdi. Ama dağın bir sınırı vardı: koruyordu, biriktiremiyordu. Mağarada üniversite kurulmaz, sicil tutulmaz, hazine büyütülmez. Diasporanın dağdan farkı tam olarak budur — hem korur hem biriktirir. Ve dört devletin hiçbirinde hukuki belgesine "Kürd ulusal meclisi" yazdıramayacak olan bir halk, diasporada bunu tek bir noter işlemiyle yazdırabilir.
Diaspora üç şey üretir: tanınma, ayrışma gününe hazır kadro, ve hukuki altyapıyla birlikte para. Üçü de gerçektir ve üçü de değerlidir.
Tanınma burada devlet tanıması değildir; gündelik olanıdır. Bir işverenin kabul ettiği diploma. Bir bakanlığın yazıştığı dernek. Bir komitenin kabul ettiği heyet. Bir bankanın hesap açtığı vakıf. Tek tek küçüktürler; üst üste bindiklerinde muhataplık olurlar. Ve muhataplık, tanımanın çıktı olduğu tezinin girdisidir: kimse önce tanınmaz, önce muhatap alınır.
Kadro, üçünün en az konuşulanı ve en belirleyicisidir. Ayrışma günü bizim üretebileceğimiz bir şey değildir; onu beş devletin kendi krizleri üretir. Ama o gün kimin hazır olacağı tamamen bizim elimizdedir. Hiçbir ayrışma günü hazırlık günü değildir; o gün kim hazırsa onunla kurulur. Hukukçusu, maliyecisi, öğretmeni, mühendisi ve diplomatı önceden yetişmemiş bir ulus, kapı açıldığında kapıdan geçemez.
Para, tek başına en zayıf olanıdır. Hukuki altyapısı olmayan para bağıştır: gelir, harcanır, biter, ve geriye bir kayıt kalmaz. Hukuki altyapısıyla birlikte gelen para ise bütçedir: denetlenebilir, tekrarlanabilir, üzerine borçlanılabilir, ve devredilebilir. Kürd diasporasının darlığı para darlığı değildir; paranın hukuki biçiminin darlığıdır. Aynı miktar, doğru formda, on katı iş yapar.
Buradan Baltık örneğinin gerçek dersi çıkar, ve o ders çoğu zaman ters okunur. Sovyet kontrolünü kıran şey diaspora değildi — Halk Cepheleri ve 1989'un Baltık Yolu'ydu, yani hiç gitmemiş insanlardı. Ama bağımsızlığın yeni bir devlet kurmak olarak değil, kesintiye uğramış bir devleti sürdürmek olarak ilan edilebilmesi, elli yıl boyunca ilhakı tanımama doktrinini ayakta tutan diaspora ve sürgündeki temsilcilikler sayesinde mümkün oldu. Anı yurt üretti; anın hukuken kullanılabilir olmasını diaspora üretti. İkisi birbirinin alternatifi değil, birbirinin yarısıdır.
Bu yüzden diasporanın üretmedikleri de açık yazılmalıdır — eksiklik olarak değil, odak olarak. Diaspora toprağı üretmez. Yurttaki insan yerine karar vermez; Avrupa'da alınıp Amed'e tebliğ edilen bir karar bağlayıcı değildir ve olmamalıdır. Ve anın zamanlamasını seçmez. Bunlar tavan değildir; diasporanın meşruiyetini koruyan sınırlardır. Emretmeye kalkan bir diaspora, elindeki tek şeyi — hizmetkâr olduğu için sahip olduğu itibarı — kaybeder.
Uzaktan milliyetçilik eleştirisi de burada yanıtını bulur. O eleştiri, yalnızca kanaat üreten bir diaspora için doğrudur: bedelini ödemediği bir radikalliği uzaktan savunmak kolaydır. Sicil tutan, diploma veren, hazine işleten ve kadro yetiştiren bir diaspora ise kanaat değil kapasite üretir. Aradaki fark tek bir testle ölçülür: görmezden gelindiğinde yok olan şey kanaattir, kalan şey kapasitedir.
Katkıda bulunmak ister misiniz? Okuma herkese açıktır. Değişiklik ve tartışma için cüzdanınızla ya da davet kodunuzla giriş yapmalısınız.
Cüzdanınız yok mu? Cüzdan Android ve tarayıcı için var. iPhone için henüz yok — davet koduyla girin.