İkinci bir soru daha var: teknolojinin kendisi gençleri çeker mi?
Mevcut veri hayır diyor. 18–29 yaş arasında kripto sahipliği %26 — ama aynı araştırmalar bunun ağırlıkla genç erkekler olduğunu gösteriyor; 18–49 yaş kadınlarda %8. Ve eğilim yükselmiyor: en muhafazakâr ölçüm 2021'de %12'den 2024'te %8'e indi. %63 "az veya hiç güvenim yok" diyor.
Daha sert bir bulgu da var: dijital eylem üyeliğe merdiven değil. Kanonik bir deneyde (Kristofferson, White & Peloza, 2013) kamuya görünür sembolik destek — bir gruba katılmak, rozet göstermek — sonraki anlamlı katkıya dönüşmüyor; özel olan dönüşüyor. Ayırt edici değişken görünürlük: kamusal jest imaj ihtiyacını doyurup boşaltıyor.
Bu doğrudan bizim üstümüze düşer: zincir üzerindeki bir üyelik rozeti tam olarak "düşük maliyetli, görünür, kimlik sinyali veren eylem"dir — literatürün en kötü kanıtlanmış çeyreği.
O hâlde doğru cümle şudur: zincir bizim teklifimiz değil, defterimizdir. Teklif şudur: yaşadığın ülkede Kürtlerin sesi olmanın bir yolu, bir kurumu ve bir kaydı. Diaspora ikinci kuşağı üzerine yapılan araştırma da aynı şeyi söylüyor: onlar yaşadıkları ülkenin karar süreçlerinde etkili olmak istiyor. Anavatan kurumunun teknolojik modernliği hiçbir yerde çekim unsuru olarak geçmiyor.